{"id":1248,"date":"2015-06-23T19:35:05","date_gmt":"2015-06-23T16:35:05","guid":{"rendered":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/?p=1248"},"modified":"2015-10-02T19:51:11","modified_gmt":"2015-10-02T16:51:11","slug":"din-ve-bilim","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/2015\/06\/din-ve-bilim\/","title":{"rendered":"D\u0130N VE B\u0130L\u0130M"},"content":{"rendered":"<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Albert Einstein\u2019\u0131n din ve bilim \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnceleri:<\/p>\n<p>\u0130nsan \u0131rk\u0131n\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc her \u015fey derinden eksikli\u011fini duydu\u011fu ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n tatmini ve ac\u0131lar\u0131n\u0131n giderilmesiyle ilgilidir. Ruhsal hareketlenmeleri ve bunlar\u0131n geli\u015fimini anlamak istiyorsak bunu s\u00fcrekli akl\u0131m\u0131zda tutmam\u0131z gerekir. Hissetmek ve \u00e7ok istemek, t\u00fcm insan \u00e7aba ve yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n arkas\u0131ndaki itici g\u00fc\u00e7t\u00fcr; her ne kadar \u00e7ok istemek kavram\u0131 kendini bizlere kendini daha g\u00f6steri\u015fli sunsa da.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131 dini d\u00fc\u015f\u00fcncelere ve inan\u00e7lara y\u00f6nlendiren duygular ve d\u00fc\u015f\u00fcnceler en geni\u015f tan\u0131m\u0131yla nelerdir? Birazc\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcnmek bizlere dini d\u00fc\u015f\u00fcnce ve deneyimin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 neyin y\u00f6nlendirdi\u011fini g\u00f6stermek i\u00e7in yeterli olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Primitif insan i\u00e7in dini d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ortaya \u00e7\u0131karan itilimler onun en b\u00fcy\u00fck korkular\u0131d\u0131r; \u00f6rne\u011fin a\u00e7l\u0131k korkusu, vah\u015fi hayvanlar, hastal\u0131k ve \u00f6l\u00fcm gibi. B\u00f6yle bir varolu\u015f safhas\u0131nda, tesad\u00fcfler aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131lar\u0131 anlayabilmek olduk\u00e7a zay\u0131f bir d\u00fczeyde geli\u015fmi\u015f olabilece\u011finden, insan zihni; isteklerinin ve eylemlerinin bu korku verici olaylara dayand\u0131\u011f\u0131, az \u00e7ok kendine benzeyen hayali varl\u0131klar yarat\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla ki\u015fi bu varl\u0131klar\u0131n kendilerine kar\u015f\u0131 l\u00fctuf halinde olmalar\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in nesilden nesile aktar\u0131lan geleneklerle ona kurbanlar sunmak gibi eylemlerde bulunur, onlar\u0131 yat\u0131\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r veya \u00f6l\u00fcml\u00fclere kar\u015f\u0131 iyi niyetler i\u00e7inde olmas\u0131na u\u011fra\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Bu anlatt\u0131klar\u0131m korku dinini a\u00e7\u0131kl\u0131yor. Bu, \u00f6zel bir ruhban s\u0131n\u0131f\u0131 taraf\u0131ndan yarat\u0131lmamakla beraber onlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131yla geli\u015fimi \u00f6nemli derecede durdurulmu\u015f bir inan\u00e7 bi\u00e7imidir; s\u00f6z konusu ruhban s\u0131n\u0131f\u0131 kendini insanlar ile insanlar\u0131n korktu\u011fu varl\u0131klar aras\u0131nda bir arac\u0131 olarak sunmakta ve bu temel \u00fczerine kurulu bir hegemonya olu\u015fturmaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Pek \u00e7ok zaman, bir lider veya y\u00f6netici ya da di\u011fer birtak\u0131m fakt\u00f6rlerden kaynaklanan belirli bir pozisyonu olan ki\u015fi ruhani fonksiyonlar\u0131 d\u00fcnyevi otoritesiyle birle\u015ftirmekte ve d\u00fcnyevi otoritesini daha da d\u00fcnyevile\u015ftirmekte, ya da siyasi y\u00f6neticiler ve ruhban s\u0131n\u0131f\u0131 kendi ilgi alanlar\u0131na g\u00f6re ortak bir hedef olu\u015fturmaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Sosyal tetikleyiciler de dinin yo\u011funla\u015fmas\u0131nda di\u011fer bir kaynak olmaktad\u0131r. Anne babalar ve daha b\u00fcy\u00fck topluluklar\u0131n liderleri \u00f6l\u00fcml\u00fcd\u00fcr ve yan\u0131lmalar\u0131 olas\u0131d\u0131r. Rehberlik, sevgi ve destek iste\u011fi insanlar\u0131 sosyal veya etik bir Tanr\u0131 kavram\u0131 olu\u015fturmaya itmektedir.<\/p>\n<p>Bu; koruyan, takdir eden, \u00f6d\u00fcllendiren ve cezaland\u0131ran, ayr\u0131ca inanan ki\u015finin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131na g\u00f6re insan \u0131rk\u0131n\u0131 seven ve hayat\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flayan, hatta hayat\u0131n kendisi i\u00e7in bile bunlar\u0131 yapan, \u0131st\u0131rab\u0131 ve sonu gelmeyen \u00f6zlemi dindiren, \u00f6l\u00fclerin ruhlar\u0131n\u0131 koruyan bir Tanr\u0131\u2019d\u0131r.<\/p>\n<p>Eski Ahit, korku dininden ahlak dinine olan geli\u015fimi, insan\u0131 hayran b\u0131rakt\u0131ran bir \u015fekilde tan\u0131mlamaktad\u0131r ve bu, Yeni Ahit\u2019te de devam etmi\u015ftir. T\u00fcm uygarla\u015fm\u0131\u015f halklar\u0131n dinleri, \u00f6zellikle de do\u011fu halklar\u0131n\u0131n dinleri, temelde ahlak dinidirler. Korku dininden ahlak dinine olan geli\u015fim halklar\u0131n ya\u015famlar\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir ad\u0131md\u0131r.<\/p>\n<p>Ne var ki, bahsetti\u011fimiz primitif dinler tamamen korku \u00fczerine temellidirler ve tamamen ahlak \u00fczerine temellenen uygarla\u015fm\u0131\u015f halklar\u0131n dinleri, dikkatli olmam\u0131z gereken birer pe\u015fin h\u00fck\u00fcmd\u00fcrler. Ger\u00e7ek \u015fudur ki t\u00fcm dinler bunlar\u0131n her ikisinin kar\u0131\u015f\u0131m\u0131n\u0131n varyasyonlar\u0131d\u0131r; ancak \u015fu farkla: sosyal hayat\u0131n daha y\u00fcksek seviyelerinde ahlak dini daha bask\u0131nd\u0131r.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bu din t\u00fcrevlerinde ortak olan, Tanr\u0131 kavramlar\u0131n\u0131n insan bi\u00e7iminde bir karakter olu\u015fudur. Genelde, sadece s\u0131ra d\u0131\u015f\u0131 yeteneklere sahip olan bireyler ve zihni s\u0131ra d\u0131\u015f\u0131 bir ayd\u0131nl\u0131k d\u00fczeyinde olan toplumlar bu anlay\u0131\u015f d\u00fczeyinin \u00fczerinde g\u00f6ze \u00e7arpan bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f yapmaktad\u0131rlar. Ancak bir de dinsel deneyimlerin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir safhas\u0131 var ki bu, b\u00fct\u00fcn t\u00fcrevlerin hepsine ait olmaktad\u0131r ve bununla beraber nadiren saf kalabilmi\u015f bir formdad\u0131r; ben buna\u00a0 \u201ckozmik dinsel duygu\u201d diyorum. Bu, kendisinde bunu hi\u00e7 bar\u0131nd\u0131rmayan birine a\u00e7\u0131klamas\u0131 \u00e7ok zor bir duygudur, nedeni de \u00f6zellikle i\u00e7eri\u011finde insan formunda bir Tanr\u0131 kavram\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 bar\u0131nd\u0131rmamas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu duyguya sahip olan ki\u015fi, insan istek ve e\u011filimlerinin faydas\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra kendini hem do\u011fada hem de d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyas\u0131nda a\u00e7\u0131\u011fa vuran y\u00fcceli\u011fi ve \u201cola\u011fan\u00fcst\u00fc d\u00fczeni\u201d hisseder. Bireysel varolu\u015f onda bir t\u00fcr hapishane etkisi yapar ve evreni \u201ctek ve anlaml\u0131 bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn par\u00e7as\u0131\u201d olarak deneyimlemek ister. Kozmik dinsel duygunun ilk a\u015famalar\u0131 geli\u015fimin erken bir safhas\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r; \u00f6rne\u011fin Davut\u2019un Mezmurlar\u0131\u2019n\u0131n pek \u00e7o\u011funda ve baz\u0131 peygamberlerde oldu\u011fu gibi. Budizm, \u00f6zellikle Schopenhauer\u2019in harika yaz\u0131lar\u0131ndan \u00f6\u011frendi\u011fimiz gibi, bunun \u00e7ok daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir unsurunu bar\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcm \u00e7a\u011flar\u0131n din alan\u0131ndaki d\u00e2hileri bu t\u00fcr bir dinsel duyguyla ay\u0131rt edilmi\u015flerdir, ki bu duygu ne dogma ne de insan g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcnde bir Tanr\u0131\u2019y\u0131 tan\u0131maktad\u0131r, bu y\u00fczden de bunun temel \u00f6\u011fretilerinin \u00fczerine temellendi\u011fi bir kilise olamaz.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 da, bu t\u00fcr \u00e7ok y\u00fcksek seviyede bir dinsel duyguyla dolu insanlar kesinlikle bize her \u00e7a\u011f\u0131n miras\u0131 olmu\u015flard\u0131r ve meydana gelen pek \u00e7ok olayda kendi \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131 taraf\u0131ndan \u201cateist\u201d bazen de \u201caziz\u201d olarak etiketlenmi\u015flerdir. Bu do\u011frultuda bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, Democritus, Aziz Francis ve Spinoza birbirlerine olduk\u00e7a benzemektedirler.<\/p>\n<p>Peki, hi\u00e7bir belirgin Tanr\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesine veya teolojiye sahip de\u011filken kozmik dinsel duygu insandan insana nas\u0131l aktar\u0131labiliyor? Bence, bu duyguyu uyand\u0131ran ve al\u0131c\u0131 olan ki\u015filerde canl\u0131 tutulmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan unsurlar aras\u0131nda en \u00f6nemlisi sanat ve bilimin fonksiyonlar\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece bilim ve din aras\u0131ndaki ili\u015fki kavram\u0131na al\u0131\u015f\u0131landan \u00e7ok farkl\u0131 bir \u015fekilde gelmi\u015f olduk. Ki\u015fi konuyu tarihsel a\u00e7\u0131dan g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnde, bilim ve dine uzla\u015fmaz muhalifler olarak bakma e\u011filimine girmekte ve bunu da belirgin bir nedenle yapmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Sebep sonu\u00e7 prensibinin evrensel operasyonlar\u0131 konusunda tamamen ikna olmu\u015f bir ki\u015fi, olaylar\u0131n meydana geli\u015f s\u00fcrecine m\u00fcdahalede bulunmakta oldu\u011fumuz d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle alay etmeyi bir an i\u00e7in bile akl\u0131ndan ge\u00e7irmez; ancak bu \u00f6nemseyen tutum elbette nedensellik prensibini ger\u00e7ekten ciddiye ald\u0131\u011f\u0131 taktirde s\u00f6zkonusu olabilir.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir ki\u015finin korku diniyle ili\u015fkisi olmayaca\u011f\u0131 gibi, sosyal ve ahlaki din de onun i\u00e7in e\u015fit derecede y\u00fczeysel kalmaktad\u0131r. \u00d6d\u00fcllendiren ve cezaland\u0131ran bir Tanr\u0131 onun i\u00e7in ak\u0131lc\u0131 de\u011fildir \u00e7\u00fcnk\u00fc bir ki\u015finin eylemlerini belirleyenler i\u00e7sel ve d\u0131\u015fsal gerekliliklerdir, dolay\u0131s\u0131yla insan Tanr\u0131\u2019n\u0131n g\u00f6z\u00fcnde ya\u015fad\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 cans\u0131z bir objeden daha fazla sorumlu olamaz.<\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla bilim eti\u011fin de\u011ferini d\u00fc\u015f\u00fcrmekle su\u00e7lanmaktad\u0131r ama bu haks\u0131z bir su\u00e7lamad\u0131r. Bir ki\u015finin etik davran\u0131\u015f\u0131 etkin olarak sempati, e\u011fitim, sosyal ba\u011flar\u0131 ve ihtiya\u00e7lar\u0131 \u00fczerine kurulmal\u0131d\u0131r; bunun i\u00e7in hi\u00e7bir dinsel temele gerek yoktur. \u0130nsan \u00f6l\u00fcmden sonra cezaland\u0131r\u0131lma veya \u00f6d\u00fcllendirilme korkusu ile s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 takdirde ger\u00e7ekten fakir bir yolda ilerliyor olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla kiliselerin neden her zaman bilimle sava\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bilimin pe\u015finden gidenlere bask\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamak kolayd\u0131r. Di\u011fer yandan, kozmik dinsel duygunun bilimsel ara\u015ft\u0131rmalar i\u00e7in en g\u00fc\u00e7l\u00fc ve en asil duygu oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesindeyim. Sadece \u201c\u00e7ok b\u00fcy\u00fck \u00e7abalar\u0131\u201d ve her \u015feyden \u00f6nce teorik bilimde yoklu\u011funda \u00f6nc\u00fc \u00e7abalar\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirilemeyece\u011fi \u201ckendini adama halini\u201d fark edenler b\u00f6yle bir \u00e7al\u0131\u015fma ile bile bahsetti\u011fimiz duyguyu elde edebilirler, zira bu hal i\u00e7inde hayat\u0131n acil ger\u00e7eklerinden uzak olunmas\u0131 bu sonucu verecektir.<\/p>\n<p>Kepler ve Newton\u2019\u0131n g\u00f6k mekani\u011finin prensiplerini ortaya \u00e7\u0131karmak ad\u0131na y\u0131llar boyunca tek ba\u015flar\u0131na \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 i\u00e7in, evrenin rasyonelli\u011fi \u00fczerine ne kadar derin bir inanca sahip olmalar\u0131, \u00f6\u011frenmeye kar\u015f\u0131 ne b\u00fcy\u00fck bir sevgi duymalar\u0131 gerekirdi ve d\u00fcnyada bu zihin hali ne kadar zay\u0131f bir yans\u0131ma bulmu\u015ftur!<\/p>\n<p>Bilimsel ara\u015ft\u0131rman\u0131n nas\u0131l oldu\u011funu bilenler, \u00f6ncelikle yapt\u0131klar\u0131 \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n pratik sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n etraflar\u0131 \u015f\u00fcpheci bir d\u00fcnyayla \u00e7evrili insanlar\u0131n mentalitelerinde derhal yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnceler geli\u015ftirmelerine neden olu\u015flar\u0131yla ay\u0131rd edilirler. Bunlar d\u00fcnya \u00fczerinde y\u00fczy\u0131llar boyunca yay\u0131l\u0131p duran ruhlar i\u00e7in yol g\u00f6sterici olmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Yaln\u0131zca hayat\u0131n\u0131 benzer sonlara adayanlar bu ki\u015filere neyin ilham verdi\u011fine ve neyin onlara say\u0131s\u0131z ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa ra\u011fmen ama\u00e7lar\u0131na sad\u0131k kalma g\u00fcc\u00fc verdi\u011fine dair g\u00fc\u00e7l\u00fc bir fark\u0131ndal\u0131k sahibi olabilirler. Bir insana b\u00f6yle bir g\u00fcc\u00fc veren i\u015fte bu kozmik dinsel duygudur. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00e7a\u011fa ait bir ki\u015fi \u015funu s\u00f6ylerken haks\u0131z say\u0131lmazd\u0131: \u201c\u0130\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu materyalist \u00e7a\u011fda ger\u00e7ek b\u00fcy\u00fck dindarlar sadece bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar yapanlard\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>Bu makale ilk defa New York Times Dergisi\u2019nde 9 Kas\u0131m 1930\u2019da yay\u0131nland\u0131. Ayn\u0131 zamanda Einstein\u2019\u0131n \u201cThe World as I See it\u201d adl\u0131 kitab\u0131nda da yer almaktad\u0131r; Philosophical Library, New York, 1949.<\/p>\n<p>\u00c7eviren: I\u015f\u0131k U\u00c7KUN<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&nbsp; Albert Einstein\u2019\u0131n din ve bilim \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnceleri: \u0130nsan \u0131rk\u0131n\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc her \u015fey derinden eksikli\u011fini duydu\u011fu ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n tatmini ve ac\u0131lar\u0131n\u0131n giderilmesiyle ilgilidir. Ruhsal hareketlenmeleri ve bunlar\u0131n geli\u015fimini anlamak istiyorsak bunu s\u00fcrekli akl\u0131m\u0131zda tutmam\u0131z gerekir. Hissetmek ve \u00e7ok istemek, t\u00fcm insan \u00e7aba ve yarad\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n arkas\u0131ndaki itici g\u00fc\u00e7t\u00fcr; her ne kadar \u00e7ok istemek kavram\u0131 kendini &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":1249,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[11],"tags":[],"class_list":["post-1248","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-bilimsel"],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1248","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1248"}],"version-history":[{"count":2,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1248\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":3161,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1248\/revisions\/3161"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1249"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1248"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1248"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1248"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}