{"id":713,"date":"2015-06-21T16:04:42","date_gmt":"2015-06-21T13:04:42","guid":{"rendered":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/?p=713"},"modified":"2016-11-14T20:56:41","modified_gmt":"2016-11-14T18:56:41","slug":"deizm-panteizm-panenteizm","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/2015\/06\/deizm-panteizm-panenteizm\/","title":{"rendered":"DE\u0130ZM &#8211; PANTE\u0130ZM &#8211; PANENTE\u0130ZM"},"content":{"rendered":"<p>&nbsp;<\/p>\n<p><a href=\"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-content\/uploads\/2015\/06\/PanentheismChart.jpg\" rel=\"attachment wp-att-3595\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"aligncenter wp-image-3595\" src=\"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-content\/uploads\/2015\/06\/PanentheismChart.jpg\" alt=\"PanentheismChart\" width=\"755\" height=\"433\" srcset=\"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-content\/uploads\/2015\/06\/PanentheismChart.jpg 1002w, http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-content\/uploads\/2015\/06\/PanentheismChart-400x229.jpg 400w, http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-content\/uploads\/2015\/06\/PanentheismChart-768x440.jpg 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 755px) 100vw, 755px\" \/><\/a><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong><span style=\"color: #00ccff;\">DE\u0130ZM<\/span><\/strong><\/p>\n<p>Deizm veya Yaradanc\u0131l\u0131k, mant\u0131k ve do\u011fal d\u00fcnyaya dair g\u00f6zlemlerin kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu; dini bilgiye dolays\u0131z bi\u00e7imde sadece ak\u0131l yoluyla ula\u015f\u0131labilece\u011fi ilkesini esas alan, bu sebeple vahiy ve esine dayal\u0131 t\u00fcm dinleri reddeden tek Tanr\u0131 inanc\u0131d\u0131r. &#8220;Deizm&#8221; kitab\u0131n\u0131n yazar\u0131 Prof. Dr. Ya\u015far Nuri \u00d6zt\u00fcrk deizmin tan\u0131mlar\u0131 aras\u0131na &#8220;vahiy bilgisine dayal\u0131 dinleri ya da peygamberleri reddetmekten ziyade dini temsil etti\u011fini s\u00f6ylen ki\u015fi ve kurumlar\u0131n\u0131n s\u00f6m\u00fcr\u00fc sistemine bir ba\u015fkald\u0131r\u0131 olarak do\u011fmu\u015ftur.&#8221; yorumunu eklemi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130nan\u0131\u015f\u0131n tan\u0131mlanmas\u0131nda kullan\u0131lan do\u011fal din ya da do\u011fal inan\u00e7 kavramlar\u0131, hi\u00e7bir arac\u0131 olmaks\u0131z\u0131n sadece ak\u0131l yoluyla kavranabilecek yal\u0131n bir Tanr\u0131 inanc\u0131n\u0131 belirtir. Bu inanc\u0131 benimseyen ki\u015fiye Deist denir. Deizm kavram\u0131 ilk olarak 17. y\u00fczy\u0131lda \u00f6zellikle \u0130ngiltere\u2019de kullan\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Deist kavram\u0131 yaz\u0131l\u0131 olarak belki de ilk kez Piere Viret&#8217;in \u0130nan\u00e7 ve \u0130ncil \u00d6\u011fretisi E\u011fitimi (Instruction Chr\u00e9tienne en la doctrine de la foi et de l&#8217;\u00c9vangile) adl\u0131 1564 tarihli yap\u0131t\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015f olup, Pierre Bayle&#8217;nin Tarih ve Ele\u015ftiri S\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fc adl\u0131 yap\u0131t\u0131nda Piere Viret maddesinde ilgili b\u00f6l\u00fcm yeniden bas\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Terim L\u00e2tince Tanr\u0131 anlam\u0131ndaki D\u00e9us s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcnden t\u00fcretilmi\u015f ve \u00f6zg\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcncelilerin Tanr\u0131 inanc\u0131n\u0131 belirtmede kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Evreni yaratan, i\u015fleyi\u015fi i\u00e7in do\u011fa kanunlar\u0131n\u0131 koyan, ayr\u0131ca insanl\u0131\u011fa ve evrene m\u00fcdahalede bulunmayan, do\u011frular\u0131 ke\u015ffetmeleri i\u00e7in insanlara ak\u0131l veren bir Tanr\u0131ya duyulan inan\u00e7 deizmi ifade etmektedir. Deistler genellikle bu do\u011frultuda evreni Tanr\u0131 taraf\u0131ndan tasarlanan, hareketi ba\u015flat\u0131lan, d\u0131\u015far\u0131dan m\u00fcdahale olmadan do\u011fa kanunlar\u0131na uygun \u015fekilde i\u015fleyen bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck olarak g\u00f6rme e\u011filimindedir.<\/p>\n<p>Kehanetlerin, mucizelerin, dini dogmalar\u0131n, demagojilerin ve kayna\u011f\u0131 ilahi ilan edilen dinlerin reddinden dolay\u0131 peygamberler, kutsal kitaplar, sevap, g\u00fcnah, ibadet, dua, vahiy, melek, cin, \u015feytan, cennet, cehennem, ahiret ve kader gibi kavramlar\u0131n bu inan\u0131\u015fta yeri yoktur. Belirli bir \u00f6nc\u00fcs\u00fc, merkezi bulunmamas\u0131 sebebiyle deizmde ihtiya\u00e7 duyulan tek \u015fey sa\u011fduyulu olmak ve her \u015feyi ak\u0131l s\u00fczgecinden ge\u00e7irmektir.<\/p>\n<p>Deizmin temel inan\u00e7lar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda baz\u0131 deistler \u00f6l\u00fcmden sonra ya\u015fama veya reenkarnasyona inanabilir. Bununla birlikte deistlerin ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcne dair inan\u00e7lar\u0131 hayli \u00e7e\u015fitlidir. Ruhlar\u0131n Tanr\u0131 taraf\u0131ndan \u00f6l\u00fcmden \u00f6nceki hayatlar\u0131ndaki davran\u0131\u015flar\u0131na g\u00f6re \u00f6d\u00fcllendirilece\u011fine ya da cezaland\u0131r\u0131laca\u011f\u0131na veya sadece ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcne inanan, ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fc konusunda agnostik yakla\u015f\u0131m sergileyen ve ruhun \u00f6l\u00fcms\u00fcz olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnen deistler vard\u0131r. Deist yazarlar Y\u00fcce Varl\u0131k, \u0130lahi Saat\u00e7i, Evrenin B\u00fcy\u00fck Mimar\u0131 ve Do\u011fan\u0131n Tanr\u0131s\u0131 gibi ifadeler kullanarak \u00e7e\u015fitli \u015fekillerde Tanr\u0131ya at\u0131fta bulunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Deizm, evrim teorisine kar\u015f\u0131 de\u011fildir. Deizme g\u00f6re insan, Tanr\u0131n\u0131n olu\u015fturdu\u011fu kurallar \u00e7er\u00e7evesinde, daha ilkel canl\u0131lar\u0131n evrimle\u015fmesi sonucu olu\u015fmu\u015f olabilir. Bir Yarat\u0131c\u0131ya inanmak, o Yarat\u0131c\u0131n\u0131n, insan\u0131 a\u015fama ge\u00e7irmeksizin bir anda yaratt\u0131\u011f\u0131 fikrine inanmay\u0131 gerektirmez. Evrim teorisine kar\u015f\u0131 ortaya at\u0131lan ak\u0131ll\u0131 tasar\u0131m g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc Deizmde bulunmak zorunda de\u011fildir.<\/p>\n<p>Deist d\u00fc\u015f\u00fcncenin eski zamanlardan beri var oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. Deizm kelimesi ise; 17. y\u00fczy\u0131lda \u00f6zellikle \u0130ngiltere&#8217;de kullan\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Do\u011fal dine inan\u0131\u015f 17. y\u00fczy\u0131lda Avrupa&#8217;da bir devrim olmu\u015f; bir\u00e7ok k\u00fclt\u00fcr bu ak\u0131ma destek vermi\u015ftir. R\u00f6nesans d\u00f6nemindeki h\u00fcmanist yakla\u015f\u0131m; Avrupa&#8217;n\u0131n Klasik Roma ve Antik Yunan d\u00f6nemindeki d\u00fc\u015f\u00fcnceleri \u00e7al\u0131\u015fmaya itmi\u015ftir. Mitoloji \u00fczerine yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalarda da; bir\u00e7ok dinin kendinden \u00f6nceki dinlerden \u00f6rnekler alarak hik\u00e2yelerde karakterlerin isimlerini de\u011fi\u015ftirerek kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bunun yan\u0131 s\u0131ra; eski dok\u00fcmanlar\u0131n analiz edilmesi do\u011frultusunda ve bilimin de sundu\u011fu olgularla tarihte ilk defa Hristiyan toplumlar taraf\u0131ndan \u0130ncil ele\u015ftirilmi\u015ftir. Yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalar do\u011frultusunda; D\u00fcnya Tarihinin \u0130ncil&#8217;de anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok daha farkl\u0131 oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. 16. ve 17. y\u00fczy\u0131lda Avrupal\u0131lar\u0131n Amerika, Asya ve Pasifik&#8217;i de ke\u015ffetmesinden sonra; aradaki farkl\u0131l\u0131klardan, dini Nuh&#8217;tan geli\u015f teorisinin bozdu\u011funa inan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bu konuda Herbert; De Religione Laici (1645) de \u015fu s\u00f6zleri yazm\u0131\u015ft\u0131r: Bir\u00e7ok inan\u0131\u015f ya da din, a\u00e7\u0131k\u00e7a, bir\u00e7ok \u00fclkede uzun s\u00fcredir vard\u0131 ve kesinlikle kanun koyucular\u0131n bahsetmedi\u011fi bir tane bile yoktu, Wayfarer&#8217;\u0131n Avrupa&#8217;da bir tane bulmas\u0131 gibi, ba\u015fka biri Afrika&#8217;da, Asya&#8217;da ve bamba\u015fka bir tanesi de Hindistan&#8217;da&#8230; Bu do\u011frultuda; Hristiyanl\u0131\u011f\u0131n bir\u00e7ok din aras\u0131ndaki dinlerden biri oldu\u011funun fark\u0131na var\u0131lm\u0131\u015f ve hi\u00e7bir \u015feyin bir dinin di\u011ferinden daha iyi ya da daha do\u011fru oldu\u011funu ispatlamayaca\u011f\u0131na inan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8211; <strong>Vikipedi<\/strong><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"color: #00ccff;\"><strong>PANTE\u0130ZM= (Kamutanr\u0131c\u0131l\u0131k \u2013 T\u00fcmtanr\u0131c\u0131l\u0131k)<\/strong><\/span><\/p>\n<p>Tanr\u0131 ile evreni bir, ayn\u0131 ve \u00f6zde\u015f kabul eden g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Panteizm, anlam olarak t\u00fcmtanr\u0131c\u0131l\u0131k demektir. Panteizme g\u00f6re Tanr\u0131\u2019n\u0131n evrenden ayr\u0131 ve ba\u011f\u0131ms\u0131z bir varl\u0131\u011f\u0131 yoktur. Tanr\u0131 do\u011fada, nesnelerde, insan d\u00fcnyas\u0131nda vard\u0131r. Her \u015fey Tanr\u0131\u2019d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu alg\u0131lamada Tanr\u0131\u2019n\u0131n, evrenin kendisi oldu\u011fu savunulur. Panteistler evrende var olan her \u015feyin (atom, hareket, insan, do\u011fa, fizik kanunlar\u0131, y\u0131ld\u0131zlar\u2026 ) asl\u0131nda bir b\u00fct\u00fcn olarak Tanr\u0131\u2019y\u0131 olu\u015fturdu\u011funu s\u00f6ylerler. Bu bak\u0131mdan evrende vuku bulan her olay, her hareket asl\u0131nda do\u011frudan Tanr\u0131\u2019n\u0131n hareketidir. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn ilgin\u00e7 ve \u00e7arp\u0131c\u0131 bir sonucu, insan\u0131n da Tanr\u0131\u2019n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fudur.<\/p>\n<p>Panteizme g\u00f6re; Tanr\u0131 her \u015feydir ve her \u015fey Tanr\u0131d\u0131r. Tanr\u0131 \u2013 Evren \u2013 \u0130nsan ay\u0131r\u0131m\u0131 yoktur. B\u00f6yle bir ayr\u0131m akl\u0131n yan\u0131lsamas\u0131d\u0131r. A\u015fk\u0131n bir Tanr\u0131 var olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, her hangi bir yaratmadan da s\u00f6z edilemez.<\/p>\n<p>Evreni alg\u0131lay\u0131\u015f bi\u00e7imi olarak Panteizm, Hindu, Buda dinlerinde hayal g\u00fcc\u00fc gelene\u011fine uygun bir anlay\u0131\u015ft\u0131r. Felsef\u00ee bir tasar\u0131m olarak Panteizm ise, eski Yunan felsefesinde Plotinos (205-270), R\u00f6nesans\u2019tan sonra Giordano Bruno (1548-1600) ve Spinoza (1632-1677) taraf\u0131ndan temsil edilmi\u015ftir. D\u00fc\u015f\u00fcnsel k\u00f6k\u00fc Antik \u00c7a\u011f Yunan Stoac\u0131l\u0131\u011f\u0131na dayanan Panteizmin ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc \u201cEvrenin Ruhu Anlay\u0131\u015f\u0131\u201d, Hegelcili\u011fi ve Spinozac\u0131l\u0131\u011f\u0131 do\u011furmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Tek Tanr\u0131l\u0131 Dinlerdeki Tanr\u0131-\u00c2lem ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131, Yaratan-Yarat\u0131lan diye bir ikilem, Panteizmde yoktur. Do\u011fayla Tanr\u0131 bir ve ayn\u0131 \u015feydir. Tanr\u0131 yaradan de\u011fil, var oland\u0131r ve evrenin t\u00fcm\u00fcd\u00fcr. Evrende g\u00f6r\u00fclen \u015feylerden gayri bir Tanr\u0131 yoktur. Tanr\u0131, evrendeki b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131n toplam\u0131d\u0131r. Evrenin ba\u015flang\u0131c\u0131 ve sonu yoktur. Evrendeki mevcut canl\u0131 cans\u0131z her \u015feyin b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc Tanr\u0131\u2019d\u0131r. \u00d6ns\u00fcz ve sonsuz olan Tanr\u0131, hem makro kozmosta (evrende), hem de mikro kozmosta (insanda) bulunur.<\/p>\n<p>Antik\u00e7a\u011f Grek Stoac\u0131lar\u0131, Yeni Platoncular ve Do\u011funun Vahdet-i v\u00fccut anlay\u0131\u015f\u0131, Yahudilerin Kabalas\u0131 gibi \u00e7e\u015fitli felsef\u00ee bi\u00e7imlere b\u00fcr\u00fcnen bu inan\u00e7, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131za kadar s\u00fcregelmi\u015ftir. Panteist olarak adland\u0131r\u0131lan baz\u0131 Yahudi, H\u0131ristiyan ve M\u00fcsl\u00fcman d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler vard\u0131r. Ancak, Panteizmi \u00fc\u00e7 semavi din genelde reddetmektedir.<\/p>\n<p>Panteizm, Arap\u00e7a \u2019da kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u201cV\u00fccudiyye\u201d s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr. Tanr\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131 olarak \u201cher \u015feyi Tanr\u0131 tan\u0131mak, varl\u0131\u011f\u0131, ancak ona vermek\u201d olarak \u00f6zetlenebilir. Bunu, \u201csonsuzluk, sonsuz olan varl\u0131k; Tanr\u0131, tabiat\u201d olarak tarif edenler de olmu\u015ftur. Bu, Vahdet-i V\u00fccut, yani varl\u0131\u011f\u0131n de\u011fil, Vahdet-i Mevcut, yani fiziki evrenin, tabiat\u0131n birli\u011fi inanc\u0131na var\u0131r ve tabiat\u0131n Tanr\u0131 olu\u015funa, tabiattan ba\u015fka bir varl\u0131k, bir Tanr\u0131, bir ger\u00e7ek bulunmay\u0131\u015f\u0131na inanmakt\u0131r. \u00d6zetle, Vahdet-i Mevcut, son tahlilde Ateizmden, Tanr\u0131 tan\u0131mamaktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Vahdet-i V\u00fccut yakla\u015f\u0131m\u0131nda, Tanr\u0131 yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n hi\u00e7birine benzemez ve bu inan\u00e7 e\u015fyan\u0131n hakikatini Tanr\u0131\u2019da g\u00f6r\u00fcr oysa Panteizmde fiziki evrenin kendisi Tanr\u0131\u2019d\u0131r.<\/p>\n<p>Panteizme g\u00f6re evrenin toplam\u0131 Tanr\u0131\u2019d\u0131r ve evrenin d\u0131\u015f\u0131nda gizemcilerin savunduklar\u0131 gibi bir Tanr\u0131 yoktur. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131 her zerre onun kendisidir. Gizemcili\u011fe g\u00f6re de, her zerre \u0130lahi g\u00fczelli\u011fi yans\u0131tan bir ayna ve ara\u00e7t\u0131r. Evrenin yarat\u0131l\u0131\u015f nedeni, Tanr\u0131\u2019n\u0131n g\u00fczelli\u011fini yans\u0131tmak ve g\u00f6stermek i\u00e7indir.<\/p>\n<p><span style=\"color: #00ccff;\"><strong>Panteizm \u00dc\u00e7 T\u00fcrd\u00fcr:<\/strong><\/span><\/p>\n<ol>\n<li><u>Tabiat\u00e7\u0131 Panteizm:<\/u> Tek realite tabiatt\u0131r. Tanr\u0131 da tabiat\u0131n i\u00e7inde var oland\u0131r. (Dideron, Boron d\u2019Holbach)<\/li>\n<li><u>\u0130dealist Panteizm:<\/u> Tek realite ruhtur. Tanr\u0131 da ruhun \u00f6z\u00fcnde var oland\u0131r. (Hegel, Fichte, Brunschvicg)<\/li>\n<li><u>Teolojik Panteizm:<\/u> Felsef\u00ee anlamda as\u0131l Panteizm budur. Evrende tek realite Tanr\u0131\u2019d\u0131r. Di\u011fer b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar, evren, d\u00fcnya, tabiat, insan, ruhlar vs. her \u015fey Tanr\u0131\u2019n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131nda olu\u015fmu\u015ftur. Hi\u00e7bir \u015fey onun d\u0131\u015f\u0131nda de\u011fildir, her \u015fey odur.\u00a0&#8211;\u00a0<strong>Serdar Kaangil<\/strong><\/li>\n<\/ol>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><span style=\"color: #00ccff;\"><strong>PANENTE\u0130ZM (\u00c7ift kutuplu Kamu-Tanr\u0131c\u0131l\u0131k ya da Diyalektik Tanr\u0131c\u0131l\u0131k)<\/strong><\/span><\/p>\n<p>\u0130ngiliz d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc White Head\u2019 e g\u00f6re, Tanr\u0131\u2019n\u0131n her t\u00fcrl\u00fc de\u011fi\u015fmenin \u00f6tesinde de\u011fi\u015fmez bir niteli\u011fi ve bunun yan\u0131nda bir de de\u011fi\u015fen ve olu\u015fan bir niteli\u011fi vard\u0131r. Tanr\u0131 de\u011fi\u015fmeyen yan\u0131yla devinimi ba\u015flatm\u0131\u015ft\u0131r ve Evrenin bilincindedir. Ancak Tanr\u0131 bu konumda kalm\u0131\u015f olsayd\u0131, ilk devindirici, \u00f6zg\u00fcr, \u00f6ncesiz ve yetkin olarak kalacak ama varolu\u015fa kat\u0131lmam\u0131\u015f olacakt\u0131.<\/p>\n<p>Di\u011fer niteli\u011fi ile ise Tanr\u0131, de\u011fi\u015fme ve olu\u015fma s\u00fcrecinin i\u00e7inde ve bilincindedir. Bu nedenle Tanr\u0131\u2019n\u0131n evrende i\u00e7kin (evrenin maddesine kar\u0131\u015fm\u0131\u015f-i\u00e7inde bulunan) oldu\u011funu s\u00f6ylemek de do\u011frudur. Evrenin Tanr\u0131\u2019da i\u00e7kin oldu\u011funu s\u00f6ylemek, Tanr\u0131-Evren ili\u015fkisinin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 oldu\u011funun fark\u0131na var\u0131\u015f\u0131n g\u00f6stergesidir.<\/p>\n<p>S\u00fcre\u00e7 felsefesi olarak da ifade edilen ve White Head\u2019le ba\u015flayan bu ak\u0131ma Panenteizm ya da Diyalektik teizm denir. Panenteizme g\u00f6re Tanr\u0131, hem de\u011fi\u015fmeyen (mutlak), hem de de\u011fi\u015fen (g\u00f6reli) dir. Hem zaman\u0131n i\u00e7inde, hem d\u0131\u015f\u0131nda, hem sonlu, hem de sonsuzdur. Ayn\u0131 zamanda hem tikel hem t\u00fcmel, hem neden hem sonu\u00e7tur.<\/p>\n<p>Hartshorne Tanr\u0131\u2019n\u0131n bir soyut bir de somut iki y\u00fcz\u00fc oldu\u011funu s\u00f6yler. Soyut niteli\u011fiyle Tanr\u0131, mutlak, etkilenmez, eri\u015filmez ve de\u011fi\u015fmezdir. Somut yan\u0131yla ise etkilenir ve de\u011fi\u015fir. Tanr\u0131 bu iki niteli\u011finde de yetkindir. Ancak bu yetkinlik kl\u00e2sik Deizmdeki gibi de\u011fildir. Oradaki yetkinlik de\u011fi\u015fmeyen donmu\u015f bir yetkinliktir. Buradaki yetkinlik de\u011fi\u015fir, ancak bu de\u011fi\u015fme tanr\u0131sal bir de\u011fi\u015fmedir. Yani yetkinli\u011fe do\u011fru de\u011fil, yetkinlik i\u00e7inde bir de\u011fi\u015fmedir. Bu tan\u0131mla Panenteizm, hem Deizmden hem de Panteizmden ayr\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6zet olarak; Panteizm ile Panenteizm aras\u0131nda \u00f6nemli bir fark vard\u0131r. Panteizmde her \u015fey tanr\u0131d\u0131r. Panenteizimde ise, her \u015fey Tanr\u0131\u2019dan sudur etmi\u015ftir (olu\u015fmu\u015ftur). Ruhun tek amac\u0131, olu\u015ftu\u011fu Tanr\u0131\u2019ya d\u00f6nmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim\/tek\u00e2m\u00fcl den ge\u00e7mektir.<\/p>\n<p>Philip Clayton, fikirlerin beyinde ve davran\u0131\u015flar\u0131m\u0131zda de\u011fi\u015fimlere neden oldu\u011funu s\u00f6yleyerek, zihinsel olaylar\u0131n n\u00f6ron \u00f6rnekleri \u00fczerindeki etkilerde yukar\u0131dan-a\u015fa\u011f\u0131ya nedenselli\u011fi savunur. O, sinirbilim taraf\u0131ndan kavran\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, zihinsel olaylar\u0131n fiziksel olaylara ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011funu tamamen kabul eder. Clayton, zihin-beden ili\u015fkisini, panenteizm olarak adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 Tanr\u0131-\u00e2lem ili\u015fkisinin bir benzetmesi olarak kullan\u0131r.<\/p>\n<p>Panteizm Tanr\u0131-\u00e2lem \u00f6zde\u015fli\u011fini, Deizm ise a\u015fk\u0131n Tanr\u0131-\u00e2lem ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunurken, Panenteizm, daha \u00e7ok Tanr\u0131\u2019n\u0131n \u00e2lemde, \u00e2lemin ise Tanr\u0131\u2019da oldu\u011funu iddia eder. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, i\u00e7kinlikle a\u015fk\u0131nl\u0131k aras\u0131nda bir dengeyi temsil etmektedir. Panenteizm, Tanr\u0131\u2019y\u0131 \u00e2lemden ay\u0131rmak i\u00e7in uzaysal metaforlar kullan\u0131r, fakat Clayton, uzaysal ayr\u0131m\u0131n de\u011fil, zorunlu varolu\u015fla yetkin varl\u0131k aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131n \u00f6nemli oldu\u011fu \u00fczerinde \u0131srar eder.<\/p>\n<p>Panenteizme daha yak\u0131n olan bir benzetme, \u00e2lemin Tanr\u0131\u2019n\u0131n bedeni olarak g\u00f6r\u00fclmesidir. Grace Jantzen; Kitab-\u0131 Mukaddes, \u00e7a\u011fda\u015f psikoloji ve felsefeye dayanarak psikosomatik bir birlik \u015feklindeki b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir insan anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 savunarak klasik zihin-beden ikili\u011fini reddeder. Jantzen\u2019e g\u00f6re, cisimsiz ruh \u015feklindeki klasik Tanr\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131, ebedi bi\u00e7imlerin ge\u00e7ici maddenin bir alt alan\u0131yla \u00e7at\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, Tanr\u0131\u2019n\u0131n ise de\u011fi\u015fmez oldu\u011fu i\u00e7in maddi olamayaca\u011f\u0131n\u0131 savunan H\u0131ristiyan Platonizmi\u2019nin bir \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Fakat Tertullian gibi \u00e7ok az kilise papaz\u0131, Stoisizm panteizmini ve determinizmi reddetmesine ra\u011fmen Tanr\u0131\u2019n\u0131n tecess\u00fcm etti\u011fi \u015feklindeki Stoik iddiay\u0131 kabul etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Jantzen, Tanr\u0131\u2019yla insanlar aras\u0131nda \u00f6nemli farkl\u0131l\u0131klar oldu\u011funu kabul etse de, bunun cisimsizlik ba\u011flam\u0131nda de\u011fil, Tanr\u0131\u2019n\u0131n yetkin tecess\u00fcm\u00fc olarak ifade edilmesinin daha uygun olaca\u011f\u0131n\u0131 iddia eder. Biz, d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizin, duygular\u0131m\u0131z\u0131n ve bedenimizdeki bir\u00e7ok olay\u0131n fark\u0131nday\u0131z; fakat fark\u0131nda olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z olaylar da vard\u0131r (mesela, i\u00e7 organlar\u0131m\u0131z\u0131n hareketi). Tanr\u0131 ise, evrendeki t\u00fcm olaylar\u0131n do\u011frudan ve arac\u0131s\u0131z bilgisine sahiptir. Her yerde bulunmas\u0131 hasebiyle Tanr\u0131, bizim yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi s\u0131n\u0131rl\u0131 bir a\u00e7\u0131dan de\u011fil, t\u00fcm a\u00e7\u0131lardan alg\u0131lamaktad\u0131r. Bu y\u00fczden Tanr\u0131, sinirsel bir sistemin benzetmesine ihtiya\u00e7 duymaz.<\/p>\n<p>Tanr\u0131, insan bedeninin bir\u00e7ok s\u0131n\u0131rlamalar\u0131ndan m\u00fcnezzeh olmas\u0131na ra\u011fmen, herhangi bir bedenin varl\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131rlamalar\u0131 gerekli k\u0131lar. Fakat Jantzen, Tanr\u0131 s\u00f6z konusu oldu\u011funda, bunlar\u0131n ihtiyari kendini-s\u0131n\u0131rlamalar oldu\u011funu iddia eder.<\/p>\n<p>Tanr\u0131 \u015fimdiki evreni yok edip yerine farkl\u0131 bir \u015fey in\u015fa edebilir; bu \u00e2lem olmadan da Tanr\u0131 var olabilir, fakat herhangi bir \u00e2lem olmadan yapamaz. Tanr\u0131, ihtiyari olarak t\u00fcm yarat\u0131klara yeteri kadar ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ve \u00f6zerklik vermi\u015ftir. Bu noktada Jantzen, Tanr\u0131\u2019yla \u00e2lemin \u201ctek ger\u00e7eklik\u201d oldu\u011funu s\u00f6ylemekle kendilerinden ayr\u0131lmas\u0131na ra\u011fmen, daha \u00f6nce tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z Tanr\u0131\u2019n\u0131n kendi s\u0131n\u0131rlamas\u0131n\u0131 savunanlara benzemektedir.<\/p>\n<p>Whitehead\u2019e g\u00f6re Tanr\u0131, \u00e2lemdeki olaylardan etkilenir. S\u00fcre\u00e7 felsefesinin temel kateforileri (zamansall\u0131k, etkile\u015fim ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ili\u015fki) Tanr\u0131\u2019ya da uygulanmaktad\u0131r. \u0130lahi tecr\u00fcbenin \u00e2lemden bir \u015feyler alarak ve ona katk\u0131da bulunarak de\u011fi\u015fmesi anlam\u0131nda Tanr\u0131 zamansald\u0131r. Tanr\u0131\u2019n\u0131n ama\u00e7lar\u0131 ve karakteri ebedidir, fakat olaylarla ilgili bilgisi, olaylar\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131yla de\u011fi\u015fir. Tanr\u0131, verilerin bir par\u00e7as\u0131 olmak suretiyle yarat\u0131klar\u0131 etkiler.<\/p>\n<p>Tanr\u0131 \u00e2leme kar\u015f\u0131 son derece duyarl\u0131d\u0131r. Yarat\u0131c\u0131 olarak Tanr\u0131, kutsal metnin rasyonel ilke ve ilahi S\u00f6z anlam\u0131ndaki logos kavram\u0131yla \u00f6zde\u015fle\u015ftirilebilecek d\u00fczen ve yenili\u011fin ilk kayna\u011f\u0131d\u0131r. Duyarl\u0131 olarak Tanr\u0131, zamansal ve \u00e2lemden etkilenmi\u015f durumdad\u0131r. S\u00fcre\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, belirli ilahi inisiyatiflere m\u00fcsaade etmektedir. E\u011fer Tanr\u0131 her bir yeni varl\u0131\u011fa \u00f6zel imk\u00e2nlar sa\u011fl\u0131yorsa, bir olay tam olarak de\u011fil, fakat belli \u00f6l\u00e7\u00fcde Tanr\u0131\u2019n\u0131n bir fiili olabilir.<\/p>\n<p>Cobb ve Griffin\u2019e g\u00f6re, insanl\u0131k alan\u0131nda Tanr\u0131, var olan k\u00fclt\u00fcrel gelenekler d\u00e2hil olmak \u00fczere ge\u00e7mi\u015fe dayanmakta ve her zaman birey ve topluluklar\u0131n \u00f6zg\u00fcr kar\u015f\u0131l\u0131klar\u0131na ba\u011f\u0131ml\u0131 olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Tanr\u0131 herkesi e\u015fit \u00f6l\u00e7\u00fcde sever, fakat bu sevgi bir birey veya toplulu\u011fa nazaran di\u011ferinde daha kesin olarak a\u00e7\u0131\u011fa vurulabilir.<\/p>\n<p>S\u00fcre\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcncesinin bir di\u011fer temel \u00f6zelli\u011fi, varl\u0131klar aras\u0131ndaki ekolojik ba\u011f\u0131nt\u0131y\u0131 kabul etmesidir. Ruh-beden ayr\u0131m\u0131 ve insanla insan-olmayan aras\u0131nda kesin bir ayr\u0131m s\u00f6z konusu de\u011fildir.<\/p>\n<p>Farkl\u0131 insan karakterlerinin bulunmas\u0131na ra\u011fmen, insanl\u0131\u011f\u0131n da di\u011fer varl\u0131klar gibi ya\u015fam\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olmas\u0131ndan dolay\u0131 insan-merkezcilikten ka\u00e7\u0131n\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Neticede, bilimsel ve dini anlay\u0131\u015flar\u0131 bir araya getiren Diyalog ve entegrasyonun, \u00c7at\u0131\u015fma ve Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131ktan daha ikna edici y\u00f6ntemler oldu\u011funa inan\u0131yorum. Monar\u015fik Tanr\u0131 modelinin temsil etti\u011fi sorunlara kar\u015f\u0131n, \u00e7a\u011fda\u015f bilimdeki spesifik g\u00f6r\u00fc\u015flerin kullan\u0131m\u0131n\u0131n, Tanr\u0131\u2019n\u0131n enformasyon iletici ve \u00f6z-olu\u015fumcu bir s\u00fcrecin d\u00fczenleyicisi ve hamisi \u015feklinde alg\u0131lanmas\u0131na yeni imkanlar yaratmas\u0131n\u0131 heyecan verici buluyorum. Tanr\u0131\u2019n\u0131n kendisini s\u0131n\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki g\u00f6r\u00fc\u015flere sempati duyuyorum.<\/p>\n<p>Kuantum belirsizliklerinin belirleyicisi ve yukar\u0131dan-a\u015fa\u011f\u0131ya neden \u015feklindeki Tanr\u0131 anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131n sistematik geli\u015fimlerini de takdir ediyorum.<\/p>\n<p>T\u00fcm modeller s\u0131n\u0131rl\u0131 ve k\u0131smidir ve hi\u00e7birisi ger\u00e7ekli\u011fin tam ve uygun bir resmini \u00e7izemez. \u00c2lem de\u011fi\u015fiktir ve bu de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fcn\u00fcmleri bir model di\u011ferine g\u00f6re daha iyi temsil edebilir. Tanr\u0131\u2019yla \u015fah\u0131slar aras\u0131ndaki ili\u015fki, y\u0131ld\u0131z ve kaya gibi \u015fah\u0131sla\u015fmam\u0131\u015f nesnelerle aras\u0131ndaki ili\u015fkiden farkl\u0131d\u0131r. &#8211;\u00a0<strong>Serdar Kaangil<\/strong><\/p>\n<p><strong>Derlenmi\u015ftir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Resim D\u00fczenleme:<\/strong> \u00c7i\u011fdem Sar\u0131g\u00fcl<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&nbsp; &nbsp; DE\u0130ZM Deizm veya Yaradanc\u0131l\u0131k, mant\u0131k ve do\u011fal d\u00fcnyaya dair g\u00f6zlemlerin kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu; dini bilgiye dolays\u0131z bi\u00e7imde sadece ak\u0131l yoluyla ula\u015f\u0131labilece\u011fi ilkesini esas alan, bu sebeple vahiy ve esine dayal\u0131 t\u00fcm dinleri reddeden tek Tanr\u0131 inanc\u0131d\u0131r. &#8220;Deizm&#8221; kitab\u0131n\u0131n yazar\u0131 Prof. Dr. Ya\u015far Nuri \u00d6zt\u00fcrk deizmin tan\u0131mlar\u0131 aras\u0131na &#8220;vahiy bilgisine dayal\u0131 dinleri ya da peygamberleri &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":3597,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[29],"tags":[],"class_list":["post-713","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-inanc-sistemleri"],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/713","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=713"}],"version-history":[{"count":6,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/713\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":3598,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/713\/revisions\/3598"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3597"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=713"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=713"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/kosmosmacerasi.com\/v1\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=713"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}